Breaking News
Kuzey Kıbrıs ve Türkiye'nin en güncel haberleriGündem · Spor · Ekonomi · Teknoloji · DünyaTOROS 01 · Bir Umuttur Yaşamak
Agenda

Sosyal Medyanın Sesi

A

Admin

23 September 2026, 05:28

70
“ÖNCELİĞİNİ ŞAŞIRAN HÜKÜMETLER ÜLKENİN GELECEĞİNİ DE ŞAŞIRIRLAR” Seçim öncesi müjdeler veriliyor, projeler açıklanıyor! Kafama takılan, UEFA Standartlarında stadyum! Doğru düzgün sahalarda zeminlerde spor yapmak en doğal haktır, itiraz edilemez. Ama UEFA standartlarında derseniz iş değişir. O zaman ben de sorarım size ne zaman kaç kez başka ülkelerden takımlar geldi de spor müsabakaları yaptık? Antreman için bile gelemiyorlar son örneğini yakın geçmişte yaşadık. Türkiyeden dahi gelemiyorlar ve gelmeyecekler. Haklıdırlar da. Kimse yadırgamasın, ve ülkenin gerçek uluslararası statüsünü görsün. Büyük bir stadyum projesi büyük paralar! Şart mıdır? hayır daha mütevazi bir proje de olurdu. Önceki projeler de hep abartılı hep daha da büyük hep ihtiyaç ötesinde büyük paralarla yapıldı. Önceliklerimiz olan hastaneler, ilaçlar, doktor, sağlık elemanı, okul, öğretmen, sınıf yok, hala yok. Daha bir çok şey yok. Can güvenliği yok huzur yok, temiz çevre yok, sağlıklı gıda yok planlama yok vizyon yok. Ülke sevgisi yok. Sorun kaynak yokluğu değil, öncelik yokluğudur. Ülkenin önceliklerini değil, kendi tercihlerini yöneten bir hükümet var. (Ahmet Özant) Son 2 haftada Süper Lig' de tam 9 maç izledim. 9 farklı takım evsahibiydi. Buradan evsahibi olarak izlediğim takımlardan 2 tanesini ayırıp özellikle tebrik ederim. Birincisi geçen hafta izlediğim Alsancak Yeşilova diğeri de dün akşam izlediğim Mağusa Türk Gücü . 9 maça da 200’er TL fix bir bilet parası vererek girdim ve bu para gerçekten 4 euro bile değil ve çok cüzzi bir miktar . Ne olursa olsun benim gittiğim maçlardan sadece bu iki takımın biletlerinin üzerinde vergi dairesinin logosunu gördüm. Bilet sistemi bence federasyon ve kulüpler birliginin üzerinde calıṣması gereken bir konudur. Bunun uzun ve kısa vadede hem kulüplere hem de ülke futboluna , hem maddi açıdan hem güvenlik hem de statistiksel açıdan çok önemli faydaları olacaktır. (Tekin K. Birinci) Camdan Fanus… Maalesef bugün, üzerinde ciddi biçimde düşünmemiz gereken meseleleri bile değerlendirmeye gerek görmeden, kendi sığ gündemimizin içinde debeleniyoruz. Her konuya önceden ezberlenmiş söylemlerle yaklaşıyor, olayları anlamaya çalışmaktan çok hangi tarafta duracağımızı belirlemenin telaşını yaşıyoruz. Oysa dünyanın geri kalanında çok daha büyük bir hareketlilik var. Almanya’dan Fransa’ya, İtalya’dan İngiltere’ye kadar Avrupa’nın siyasi iklimi değişiyor. Doğu Avrupa’da güvenlik dengeleri yeniden kuruluyor. İp her geçen gün biraz daha geriliyor. Biz ise sanki camdan bir fanusun içinde, dünyanın geri kalanından bağımsız bir hayat yaşıyoruz. Oysa artık sormamız gereken soru çok daha basit: Bugün sahip olduğumuz bolluk yarın ortadan kalkarsa ne yapacağız? Bir dünya savaşı çıktığını düşünelim. Türkiye savaşa doğrudan girmese bile savaşın ekonomik ve stratejik sonuçlarının dışında kalabilecek mi? Daha da önemlisi, böyle bir ortamda biz kendi ihtiyaçlarımızı ne ölçüde karşılayabileceğiz? Petrol gelmediğinde ulaşımı nasıl sürdüreceğiz? Enerji kesintiye uğradığında üretim nasıl devam edecek? İlaçtan gübreye, yemden sanayi hammaddelerine kadar dışarıdan aldığımız ürünler gelmediğinde ne yapacağız? Tarımımızı hangi girdilerle sürdüreceğiz? İthalata bağımlı üretim zincirleri koptuğunda boğazınızdan lokma geçebilecek mi? (İlke Davulcu)

📡 Kaynak: Halkın Sesi Kıbrıs
🔗 https://www.halkinsesikibris.com/sosyal-medyanin-sesi-738

Comments